20 Nisan 2026
GEA’nın dekantör otomasyonunda çığır açan GEA OptiPartner Intellicant, dijital zekanın temel altyapıyı yeni performans ve etki seviyelerine nasıl çıkarabileceğini gösteriyor; tam da dünyanın en çok ihtiyacı olduğu anda.

Atık su arıtma tesisleri (ASAT), modern şehir yaşamının isimsiz kahramanlarıdır ve önemleri her geçen yıl artmaktadır. Şehirler yoğunlaştıkça ve çevresel ayak izimiz genişledikçe, bu tesisler, milyonlarca insanın doğal dünya ile bir arada varolurken şehir merkezlerine de yakın mesafelerde yaşamasını mümkün kılmaktadır. Bunlar artık basit bertaraf alanları değildir; insan aktivitelerinin yoğunlaşmış yan ürünlerini toplayan, temiz suyu nehirlere ve ekosistemlere geri kazandıran ve toplumların kendi atıkları içinde boğulmasını önleyen kaynak yönetim merkezleridir.
Dekantör santrifüj onlarca yıldır, bu görünmeyen kentsel mucizeyi mümkün kılan bir makine olmuştur. Çamur arıtmanın yük beygiridir; dengesiz çamuru günlerce, yıllarca yönetilebilir, taşınabilir ve uyumlu bir hale getirir.
Fakat atık su tesisleri üzerindeki baskılar önemli ölçüde artmıştır. Hava koşullarının, endüstriyel boşaltımların ve mevsimsel değişikliklerin neden olduğu değişken çamur özellikleri, sürekli numune alma, analiz yapma ve parametre ayarlamaları gerektirmektedir. Daha katı boşaltma limitleri ve artan bertaraf maliyetleri, daha düşük işletim maliyetleriyle daha yüksek verim gerektirmektedir. Operatörlere yönelik talepler arttıkça, endüstrinin kalifiye personel sıkıntısı da artmaktadır.
Bu baskılar bir fırsatı da beraberinde getirmektedir: Dekantörler hala gün yüzüne çıkmayı bekleyen çok daha fazla performans potansiyeline sahiptir. Sensörler, yazılım ve akıllı otomasyon yardımıyla dekantörler, şimdiden yeni performans seviyelerine ulaşıyor.
GEA’da makine mühendisi ve dijital ürünler ürün müdürü olan Fabien Petrick, günümüzde atık su tesislerine yönelik ana zorluğun manuel işletim sınırı olduğunu açıklıyor: “Her atık su tesisi operatörü bu zorluğu bilir: Çamur bileşimi sürekli değişir. Yağış, sıcaklık, endüstriyel girdiler, hatta yerel olaylar bile besleme özelliklerini dakikalar içerisinde değiştirebilmektedir. Operatörler, polimerler dozajlamayı, kuruluk hedeflerini, diferansiyel hızı veya havuz derinliğini ayarlayarak buna yanıt verir. Fakat bu manuel ayarlamalar, daima kesintilerle ve ancak olaydan sonra gerçekleştirilir. Bu proaktif değil reaktif bir yaklaşımdır ve günümüz ortsamında bu artık yeterli değildir.”


2023 yılında Petrick ve ekibi, GEA’nın algoritma ve bulut tabanlı dijital ürünü olan, bir dekantörü kendi kendini optimize eden bir sisteme dönüştüren Intellicant’ı piyasaya sürdü.
“GEA dekantörleri zaten güçlü makineler, fakat gerçek değişim, onlara proses içinde neler olduğunu görme ve anında tepki verme kabiliyeti kazandırdığınızda gerçekleşiyor,” diyor Petrick. “Intellicant, değişken koşullar altında sürekli ve optimal çalışma sağlıyor ve bu da manuel olarak mümkün olmayan bir şey.”
Bu Intellicant’ın özüdür: Makinenin kendi prosesinin içini görebilmesi, gerçek zamanlı olarak neler olup bittiğini anlayabilmesi ve birkaç saatte bir ya da birkaç dakikada bir değil, her saniye kendini sürekli ayarlayabilmesi. Intellicant, gelişmiş sensörleri, gerçek zamanlı veri analizini ve otonom kontrol yazılımını bir araya getirerek, dekantörü değişen çamur koşullarına sürekli olarak uyum sağlayan ve prosesi optimum çalışma noktasında tutan, kendi kendini optimize eden bir sisteme dönüştürmektedir.
Günümüzde Intellicant, belediye atık su tesislerinde kurulu durumda olan ve ölçülebilir performans iyileştirmeleri ile meşgul olan, çamur susuzlaştırma konusunda kendini sahada kanıtlamış bir dijital otomasyon sistemidir.
Oldenburg atık su arıtma tesisinde, operatörler, çoğu insanın asla göremeyeceği günlük bir dengeleme işini yüklenmektedir: Separasyon verimliliğini tüm tesisi aşırı yüke karşı koruyacak derecede yüksek tutma, yerel su yollarını koruyan katı amonyak sınırlarına uyma ve tüm bunları yaparken polimerlerin kullanımını minimuma indirip bütçe dahilinde kalma. Bu, derin uzmanlık ve sürekli tetikte olmayı gerektiren bir iştir.
Intellicant, tam da baskının en yüksek olduğu anda devreye girdi. Prosesi stabilize ederek ve dekantör kontrolünün en zorlu kısımlarını üstlenerek, operatörlere çok ihtiyaç duydukları zamanı, netliği ve ayrıca çamur koşulları değişse bile sistemin stabil kalacağına dair güveni sağladı.
Ekonomik kazanımlar önemliydi. Intellicant Edge Kit sayesinde tesis, iki aylık bir deneme sürecinde polimer kullanımında stabiliteden ödün vermeden yüzde 11’lik bir azalma sağladı. Yıllık polimer tüketiminin yaklaşık 100 ton olduğu düşünüldüğünde, bu büyük bir finansal kazanım anlamına gelmektedir. Sadece 1,5 ila 2 yıllık bir yatırım amorti süresi, sistemi uygulamaya koyma kararını kolaylaştırdı.

Ronald Chritonenkov
Oldenburg ASAT Tesis Koordinatörü
Intellicant’tan önce, Geseke atık su arıtma tesisindeki operatörler ihtiyatlı olmak adına sıklıkla polimer dozajında aşırıya kaçıyorlardı; bu, stabilitenin hem tesisi hem de çevreyi koruduğu bir süreçte gerekli fakat kusurlu bir çözümdü. Intellicant, bu dinamiği tamamen değiştirdi.
Polimer kullanımı yüzde 25 ila 28 azaldı, fakat süreç her zamankinden daha istikrarlı hale geldi. Operatörler, sürekli dekantörü takip etmek yerine tesisin geri kalanına odaklanmak için zaman kazandı. Ve akabinde, Intellicant’ın günlük olarak sağladığı veriler stratejik bir varlık haline geldi. Şeffaf ve güvenilir veriler sayesinde ekip, sürecin zaman içinde nasıl işlediğini anlayabilmekte, bilinçli kararlar alabilmekte ve ayarlamalarının etkisini görebilmektedir. Çıkış yönlü biyolojik arıtma daha sorunsuz çalışır ve tüm tesis daha kontrollü, verimli ve esnek hale gelir.

Wilfried Westermann
Geseke ASAT Müdürü
Altı belediyeye ve Leipzig’in bazı bölgelerine hizmet veren Borsdorf’taki Parthe atık su arıtma tesisinde, Intellicant günlük faaliyetlerin güvenilir bir parçası haline geldi. Sistem, günün her saati güvenilir bir şekilde çalışıyor ve operatörlerin normalde sürekli izleyemediği değişikliklere anında tepki veriyor.
Kuru katı madde oranı yüzde 22’den yüzde 24’e yükseldi; bu da güncel katı madde içeriğinde yaklaşık yüzde 10’luk bir artış anlamına geliyor. Bu küçük sayısal değişim, gerçek dünyada büyük bir etkiye sahip: daha az kamyon yükü, daha düşük taşıma sıklığı ve bertaraf maliyetlerinde azalma. Bir zamanlar neredeyse her gün yapılması gereken toplama işinin, artık haftada sadece üç kez yapılması yeterli oluyor.
Tom Höhnel gibi operatörler için, fark kişiseldir. Her güne dekantörü ve sonrasında Intellicant’ı çalıştırarak başlıyor, çünkü bu, işini kolaylaştırıyor ve tesisin geri kalan kısımlarına odaklanmasını sağlıyor. Personel yetersizliği durumlarında bile, tesis güvenli ve istikrarlı susuzlaştırmayı sürdürebiliyor ve Parthe nehrine kanunlara uygun bir boşaltma sağlayabiliyor.

Sarah Polage
Parthe ASAT, Teknik Operasyonlar Müdürü
Atık su arıtma tesisleri, toplumların ve ekosistemlerin korunmasında zaten hayati bir rol oynamaktadır ve dekantörler de bu sistemlerin çalışmasını sağlayan ağır işleri zaten yerine getirmektedir. Ancak Intellicant, kanıtlanmış teknolojinin gerçek-zamanlı içgörü ve akıllı otomasyonla bir araya getirildiğinde nelerin mümkün olabileceğini göstermektedir.
Görebilen, anlayabilen ve anında tepki verebilen bir dekantör bir makineden daha fazlasına dönüşür; en zorlu koşullarda bile daha yüksek verim, daha düşük maliyet ve daha yüksek stabilite sağlayan akıllı, uyarlanabilir bir sistem haline gelir. Atık su arıtmanın her geçen yıl daha da kritik önem arz ettiği bir dünyada Intellicant, basit bir gerçeği gözler önüne seriyor: dijital zeka, temel altyapıyı tam da toplumun en çok ihtiyaç duyduğu anda yeni bir performans ve etki seviyesine yükseltebilir. Intellicant gibi çözümler, prosesleri sadece optimize etmekle kalmaz, aynı zamanda şehirlerimizin ayakta kalmaya devam etmesini sağlayan insanları da destekler.