Dünyayı beslemeye katkıda bulunma kararlılığı, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakma arzusu ve bir müşterinin hedefine ulaşmasına yardımcı olmanın verdiği heyecan duygusu… Kendisi şu anda Çiftlik Hizmetleri Pazar Müdürü olarak görev yapıyor. “Kadınlar her zaman tarımın bir parçası olmuştur, fakat uzun bir süre boyunca görünmez kalmışlardır,” diye belirtiyor.
Kendisinin yetişme sürecini, motivasyonunu, yaşam amacına dair düşüncelerini, geleceğe yönelik öngörülerini ve tarım sektöründe kadınlar adına görmek istediği değişimi okuyun.
Sizi tarım / çiftlik teknolojileri alanına iten şey neydi?
Bir aile çiftliğinin büyülediği Parisli küçük bir kız olarak, hayatımı dünyayı besleyen insanları desteklemeye adayacağımı henüz bilmiyordum. Tarımla olan yolculuğum, kariyerime başlamadan çok önce başladı. Paris’te büyüyen bir çocuk olarak, kuzenimin çiftliğini ziyaret etmeyi çok severdim. Başka bir dünyaydı: Hayvanların ritmi, samanın kokusu, orada yaşanan her şeyin gerçek bir amacı olduğu hissi. 25 yıldan daha uzun bir süre önce tarım endüstrisine atılmaya karar verdiğimde, bu hiç de kolay bir yol değildi. Öğretmenlerim bile beni tarım alanında eğitime nasıl yönlendireceklerini tam olarak bilmiyorlardı. Ailemin desteği sayesinde, sonunda bir ziraat mühendisliği okulu buldum ve 17 yaşında Picardie’ye gittim. Bu seçim bir dönüm noktasıydı. Bir tutku, sorumluluk ve adanmışlık dünyası keşfettim. Gıda üretimi, insanları beslemek, hayvanlara ve toprağa özen göstermek; bu kadar doğrudan ve önemli bir etkiye sahip çok az meslek vardır. Günümüzde, tarım teknolojileri alanında çalışmak, bu sektörün dönüşümüne katkıda bulunmamı ve onu daha da sürdürülebilir hale getirmemi sağlıyor. Ve üç çocuk annesi olarak, bu sorumluluk benim için çok kişisel bir boyut kazanıyor: Gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmanın yanı sıra insanları besleyebilecek bir tarım modelinin oluşturulmasına katkıda bulunmak.
İşinizi sizin için anlamlı yapan şey nedir?
İş hayatımda aldığım her kararı çocuklarımın gözüyle de değerlendiriyorum: Onlara nasıl bir dünya bırakmak istiyoruz? Çalışmalarıma anlam katan şey, çiftçilerin yaşamlarında yarattığım somut etkidir. Geliştirdiğimiz teknolojiler, uygulamaların daha çevre dostu, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale gelmesine yardımcı oluyor. Fakat bir şeyden eminim: Bir makine tek başına hiçbir işe yaramaz. Tarım, her şeyden önce bir insan çabasıdır. İşte bu nedenle, rolümüz sadece ekipmanlar tedarik etmekle sınırlı değildir. Çiftçilerimizin ve distribütörlerimizin yanında durmalı, geçirdikleri dönüşüm sürecinde onlara destek olmalı, hedeflerini anlamalı ve onların gerçekliklerine uygun çözümler geliştirmeliyiz. En büyük memnuniyeti, bir çiftçi veya bir iş ortağımız bize hedeflerine ulaştıklarını söylediği an hissediyorum: Daha verimli bir sürü, daha sorunsuz faaliyetler ya da sadece günlük yaşamlarında daha fazla iç huzur. İşte o zaman, yaptığımız işin değerini gerçekten anlıyorum.
Rolünüz süt çiftçiliğinin geleceğine nasıl katkı sağlıyor?
Teknoloji çiftlikleri değiştirir, fakat tarımı değiştiren insanlardır. Benim rolüm, süt ürünleri çiftçiliğinde yaşanan köklü dönüşümleri desteklemek amacıyla hizmet yaklaşımımızı daha da geliştirmektir. Teknoloji çok hızlı şekilde gelişiyor, tabi eğer çiftliğe doğru bir şekilde entegre edildiğinde bir değer ifade ediyor. Bu da eğitim, destek, öngörü ve uzun vadeli performans sağlayan hizmet sunumlarının yapılandırılmasını gerektiriyor. Ekibimle birlikte, çiftçiler arasında bu değişiklikleri desteklemek amacıyla dağıtım ağımızla yakın işbirliği içinde çalışıyoruz. Gelecekte, çiftçi olmak giderek daha fazla iş stratejisi becerileri gerektirecektir: Yatırımları yönetmek, verileri işlemek, ekonomik ve toplumsal dalgalanmalara adapte olabilmek. Misyonumuz, çiftçilerin bu zorlukların üstesinden gelmek için ihtiyaç duydukları araçları, uzmanlığı ve desteği sağlamaktır. Süt ürünleri çiftçiliğinin rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini korumasını sağlayacak olan, teknoloji, hizmet ve insan desteğinin bu birleşimidir.
Sizce modern süt ürünleri çiftçiliği 10 yıl sonra nasıl görünecek?
Süt ürünleri çiftçileri için çalışmak sıradan bir iş değildir; bu, günümüzde dünyayı besleme sorumluluğunun yanı sıra, dünyayı yarınlar için korumaya cesaret etmenin de bir parçasıdır. Süt ürünleri çiftçiliğinin geleceğinden son derece eminim. Şimdiden, son derece kendini adamış yeni nesil çiftçilerin ortaya çıktığını görüyoruz. Hedefleri net: Kişisel yaşamlarıyla bir dengeyi korurken anlamlı bir mesleği sürdürmek. Teknoloji, birçok önemli sorunun çözümünde belirleyici bir rol oynayacaktır: işgücü sıkıntıları, kaynak optimizasyonu ve şu anda çiftlikler üzerinde büyük bir yük oluşturan yönetim işlerinin basitleştirilmesi. Çiftlikler, hayvanların ihtiyaçlarını önceden tahmin edebilen, performansı optimize edebilen ve çevresel etkiyi azaltabilen sistemlerle giderek daha fazla veri odaklı hale gelecektir. Fakat tutku değişmeyecektir. Çiftçilik, yerel topluluklarda derin kökleri olan ve kendini bu işe adamış erkekler ve kadınlar tarafından sürdürülen bir meslek olarak kalacaktır.
Tarım alanında kadınlar açısından en çok görmek istediğiniz değişiklik nedir?
Yarının tarımı elbette teknolojiyle şekillenecek, fakat her şeyden önce, onu dönüştürme cesaretine sahip kadınlar ve erkekler ile. Okurken, sınıfımda bir elin parmakları kadar kadın vardı. Günümüzde, genç nesillerde dengenin giderek yeniden sağlanmaya başladığını görmekten mutluluk duyuyorum. Kadınlar her zaman tarımın bir parçası olmuştur, fakat uzun bir süre boyunca görünmez kalmışlardır. Birçok çiftlikte, bazen sabah ve akşam süt sağarak, resmi bir takdir ya da sosyal haklara sahip olmadan, işe eksiksiz katkı sağladılar. İşler değişiyor ve bu harika bir haber. Engelleri ortadan kaldırmaya devam etme konusunda, özellikle de sorumluluk gerektiren pozisyonlara erişim konusunda, üstlenmemiz gereken bir rol olduğuna inanıyorum. Kadınlar, hem çiftliklerde hem de bu çiftlikleri destekleyen şirketlerde, bu sektörün tam anlamıyla bir parçasıdır. Ve her şeyden önce, kendimize sınırlar koymamalıyız. Tarım konusu, yeteneğe, vizyona ve adanmışlığa ihtiyaç duyar. Kadınlar, bu vasıflara hatta bazen daha fazlasına sahip olduklarını fazlasıyla kanıtlamışlardır.

Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı
Birleşmiş Milletler, dünya genelinde cinsiyet eşitsizliklerini giderme ve kadınların geçim kaynaklarını iyileştirmeye yönelik eylemleri teşvik etmek, aynı zamanda kadınların tarım alanında üstlendikleri hayati role dair farkındalık yaratmak amacıyla 2026 yılını “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan etti.
GEA Farm Technologies, dünyanın dört bir yanında tarım alanında çalışan kadınlarla bir araya gelerek, onların deneyimlerini, yetişme süreçlerini, motivasyonlarını, amaçlarını ve geleceğe dair öngörülerini dinledi ve ayrıca bu alanda çalışan kadınlara yönelik görmek istedikleri değişiklikleri sordu.