Proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve minerallerin tamamı, sağlıklı beslenmenin temel bileşenleridir. Proteinler, bütün vücut hücre ve dokularımızın büyümesi, korunması ve onarımı için gereken amino asit yapı taşlarını sağlar.

Kırmızı et, balık, süt ürünleri ile baklagiller, fasulyeler ve tahıllar gibi bitkiler, besinsel proteinlerin temel kaynaklarıdır. Yetişkinlerin vücut ağırlığının kilogramı (kg) başına minimum 0.8 gram (g) proteine ihtiyacı olup, bu da ortalama hareketsiz bir erkek için günde yaklaşık 56 g, hareketsiz bir kadın için de günde yaklaşık 46 g demektir. Çalışmalar, dünyadaki yaklaşık 7.3 milyar insanın yıllık protein ihtiyacının 202 milyon ton olduğunu öngörmektedir 1

Dünya üzerindeki baskılar

Bu miktarda proteinin ekinler, besi hayvanları ve balık/deniz ürünleri formunda üretimi, mevcut kara, su ve enerji kaynaklarına olduğu kadar yabani ve çiftlik balık varlığına da büyük bir gereksinim yaratmaktadır. İklim değişikliği de bu sorunların katlanmasına yol açarak hepsi birlikte dünyanın bir çok bölgesinde çiftçiliğin sürdürülebilirliğini etkilemektedir. 

Birleşmiş Milletlerin de global nüfusun 2050 yılına kadar 9.7 milyar seviyesine çıkacağına dikkat çekmesiyle2, sürdürülebilir tarımsal uygulamalar ve endüstriyel üretim prosesleri geliştirme ihtiyacı hususunda giderek artan bir baskı oluşmaktadır. Daha çevre dostu, daha akıllı çözümler üretmeliyiz ki, çevresel, ekolojik ve ekonomik bir kaos yaratmadan dünyadaki bütün insanları beslemeye yetecek, makul fiyatlı protein üretimine devam edebilelim.

Global protein kaynakları

Bitkiler, hali hazırda global besinsel proteinin ana kaynağını temsil etmekle birlikte, tahminlere göre dünya çapındaki hayvansal protein talebi, en azından gelişmekte olan ülkelerde kısmen artan gelir seviyelerine ve giderek Batılılaşan beslenme şekillerine bağlı olarak 2050 itibarı ile iki katına çıkacaktır1. Et, besinsel proteinler ile mineral ve vitaminler gibi mikro-besinlerin zengin bir kaynağıdır. Ancak hayvan besiciliği daha fazla su ve arazi kullanmakta - hem otlatma hem yem tahılı üretimi için - ve tarım çifçiliğinden daha fazla sera gazı üretmektedir, o nedenle hayvan besiciliğinin arttırılması, global düzeydeki protein talebinin karşılanması için tek cevap değildir.

Alternatif protein kaynakları

Global protein problemi için yeni çözümler bulma ihtiyacı, algler, mikroorganizmalar ve haşereler gibi alternatif, çevresel olarak sürdürülebilir besinsel protein kaynaklarına olan ilgiyi arttırmaktadır. Bilim insanları örneğin yenilebilir haşerelerin oldukça geniş bir protein, yağ, vitamin ve mineral kaynağı olduğunu belirtmektedir. Haşereler, hayvan besiciliğine göre daha az su ve arazi kullanılarak üretilebilmekte, daha az sera gazı üretmektedir. Bazı kültürler halihazırda haşere proteinin değerini fark etmiş, ancak haşere yeme veya haşereden protein elde etme fikri bir çok kişi için tatsız olmaya devam etmektedir. Eğitim, tüketicilerin protein yönünden zengin alternatif gıdaları kabul etmesini ve neden bunları üretmemiz gerektiğini ile bu yeni tip tarımın sağlayacağı çevresel faydaları anlamalarını sağlayacaktır. Eğitim ihtiyacına paralel olarak, gıda üreticilerinin de bu yeni protein kaynaklarından yüksek kaliteli, cazip ve tüketicilerin keyif alabilecekleri ürünler geliştirmesi gerekecektir.

Protein işleme

İşlenmemiş et, balık, sebze ve süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerini yiyerek protein tüketiriz. Son bir kaç on yılda işleme teknolojilerindeki gelişmeler, tanımlanmış işlevsel ve besinsel özellikler sunan protein ekstraksiyonu ve arıtmasını mümkün kılmaktadır. 

Bitkiler, süt ürünleri ve süt yan-ürünlerini de içeren kaynaklardan çıkartılan proteinler, çeşitli günlük gıdaların ve sağlık ürünlerinin yanı sıra vejetaryen, vegan ve ete alternatif ürünlerin besin değerlerinin arttırılmasında kullanılmaktadır. Proteinler, aynı şekilde gıdalara doku ekleyen, çeşitli gıda ürünlerinin viskozite, emülsifikasyon, denge, köpüklenme veya yağ-bağlayıcı özelliklerini optimize eden anahtar bir işlevsel içeriktir. Gıda üreticileri, nihai ürünleri için istenilen saflık, işlevsellik ve organoleptik özellikleri - proteinin gıdanın tadını, görünümünü ve kokusunu nasıl etkilediğini - seçebilmektedir. Pazar kaynakları, global gıda protein içeriği pazarının 2024 yılına kadar $29 milyar olarak öngörürken3, 2016 yılında $8.35 milyar değerinde olan global bitkisel protein pazarının, 2022 yılına kadar $14.22 milyara çıkabileceğini öngörmektedir4.  

Örneğin, saflaştırılmış peynir altı suyu proteinleri, sporcular tarafından kas yapımına yardımcı olan bir çok protein tozunun, katkının ve atıştırmalığın, aynı zamanda herhangi bir hastalıktan iyileşme sürecinde olan veya özel diyet gereksinimleri olan hastalar için besinsel ürünlerin ana bileşenleridir. Protein tozları aynı zamanda hayata geldikleri ilk bir kaç ayda bebeklerin tek besin kaynağı olan bebek mamalarının da önemli bir bileşenidir. 

Endüstrinin, farklı kaynaklardan protein elde edilmesinde esnek kalması gerekmektedir. Çok yönlü, verimli işleme teknolojilerinin kurulumu, gıda üretim endüstrisinin çok geniş bir ham madde yelpazesiyle yerel tarım uygulamalarına ve mevsimsel ürün varlığına göre çalışmasına imkan sağlamaktadır. Çiftçiler ve üreticiler, yerel ortamda yetişebilen ve mevsimsel iklim koşullarına uygun, aynı zamanda toprak ve su kaynakları üzerinde minimum baskı yaratacak mahsul, canlı hayvan ve özgün protein kaynaklarının yetiştirilmesi ve çoğaltılmasının sağladığı faydaların farkındadır. Yerel kaynaklardan sağlanan proteini işleyebilme imkanı israfı minimuma indirir, nakliye ve soğuk zincir gereksinimlerini azaltarak karbon ayak izini azaltır ve yerel halkın makul fiyatlı, yüksek kaliteli, besin değeri yüksek gıdalara ulaşmasını sağlar. 

Tarım ve endüstri sektörleri verimli, sürdürülebilir protein üretimi sağlayacak gıda işleme teknolojilerini geliştirmek için birlikte çalışmaya devam etmektedir. Çiftçiler, hem çevreyi korumaya yardımcı olacak hem de yenilenemeyen kaynaklara bağımlılığımızı azaltacak sürdürülebilir uygulamaları - hem mevcut hem yeni protein kaynakları için - uygulamayı amaçlamaktadır. Ancak südürülebilirliğe odaklanmak, gıda işleme endüstrisi için olduğu kadar tarım sektörü için de önemlidir. Gıda ürünleri üreticileri, çevresel etkilerini azaltmak ve verimliliği arttırmak için aynı şekilde çalışmaktadır, böylece değerli ham maddelerinden sağladıkları üretimi optimize edebilmektedirler. GEA gibi proses teknolojisi ve mühendislik uzmanları, üretimi maksimuma çıkartırken su ve enerji kullanımını minimuma indiren, israfı ve kayıpları azaltan, ısı ve su geri dönüşümünü destekleyen proses ve ekipman tasarlamak ve optimize etmek amacıyla gıda üreticileri ile el ele çalışmaktadır. 

GEA, süt ürünlerinden ve bitkilerden protein üreten üreticilerle birlikte çalışmak konusunda yılların deneyimine sahiptir. Dünya çapındaki üreticilerin hayvan ve süt ürünleri kaynakları, yağ bakımından zengin olan soya gibi tahıllardan ve bezelye ile patates gibi nişasta bakımından zengin olan mahsullerden protein işlemede kullandıkları bileşenleri, çok yönlü teknolojileri ve komple entegre çözümleri geliştirmekteyiz. Yaygın protein kaynaklarına yönelik proseslerin geliştirilmesi ve optimize edilmesinin yanı sıra haşereler, algler ve mantarlar gibi kaynaklardan protein ve protein türevlerinin sürdürülebilir şekilde işlenmesi için yeni nesil çözümler geliştirmek üzere endüstri, teknoloji ve mühendislik deneyimlerimizi ve know-how bilgilerimizi aktif olarak kullanıyoruz.  

Protein üretim çözümleri

Uzmanlığımız ham maddelerin hazırlanmasından ekstraksiyona, protein saflaştırma ve kurutmasına, fazla ısı ve suyun geri dönüştürülmesine ve proses suyunun temizlenmesine kadar bütün protein prosesini kapsamaktadır. Daha çevre dostu, daha sürdürülebilir çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz, böylece üreticilerimiz esnek ve verimli olurken aynı zamanda daha az su, enerji ve diğer kaynak kullanımı yapmakta, daha az emisyon üretmekte ve her zamankinden daha fazla geri dönüşüm yapmaktadır. 

GEA gibi teknoloji uzmanlarının ve yenilikçilerin know-how bilgileri, mevcut ve gelecekteki nesillerin sağlığı ve refahı için gereken besinsel bileşenleri ile beslenmeye devam edebilmelerini sağlamakta, aynı zamanda gezegenimizin değerli kaynaklarını korumaktadır. 

Referanslar:

1. Henchion, M., Hayes, M., Mullen, A., Fenelon, M. and Tiwari, B. (2017). Future Protein Supply and Demand: Strategies and Factors Influencing a Sustainable Equilibrium. Foods, 6(7), 53.

2. United Nations Department of Economic and Social Affairs. http://www.un.org/en/development/desa/news/population/2015-report.html

3. http://www.globenewswire.com/news-release/2018/03/28/1454522/0/en/Global-Food-Protein-Ingredients-Market-to-exceed-29-billion-by-2024-Global-Market-Insights-Inc.html

4. http://www.globenewswire.com/news-release/2017/08/30/1104309/0/en/Global-14-22-Billion-Plant-Protein-Market-to-2022.html

En üste git
Geri